benim adım gökçe

bugün on iki yıl sürecek ilk, orta ve lise eğitimime ilk adımımı attım efendim, siz büyükler nasıl diyorsunuz: vatana millete hayırlı olsun!

heyecanlıyım, mutluyum… bana bu imkanı sağlayan başta anne ve babama, okul kaydım için taa ankaralar’dan arayıp sormayı ve elinden gelen her türlü yardımı yapmayı esirgemeyen dedeme ve üzerimde emeği olan, beni bu günlere getiren, beni ben yapan tüm sevdiklerime ve sevenlerime teşekkür ediyorum. üzerime düşen öğrencilik vazifelerimi en iyi şekilde icra etmeye ve mümkün olduğunca çabuk okuma yazmayı öğrenip blogumun yönetimini ele geçirmeye çalışacağım. muhtaç olduğum kudretin nerede olduğunu hangi sınıfta öğreniyorduk acaba? …

Reklamlar
Etiketler: ,

dün günlük tutmaya başladım. yazmayı öğrenene kadar ben söyleyeceğim annem yazacak, dolayısıyla gizli gizli günlüğümü okuma zahmetinden de kurtulmuş olacak :p

Etiketler:

bir buçuk yıl önce  paris’e gitmiştik sevgi teyzemin yanına, çok güzel bir hafta geçirmiştik. ben luvrları, notürdamları falan gezmedim ama aras abimin oyuncaklarıyla oynadım, ördeklere, kazlara yem attım, parkları gezdim, sevgi teyzemle alışverişe çıkıp “bonjur” demeyi öğrendim. teyzemin kedisi şipi’nin de peşinden çok koştum ama bana yüz vermedi pek. olsun, bir dahaki sefere acısını çıkarırım. bir dahaki sefer olana kadar da anılarımla idare ediyorum. okulda çizdiğim bu resmimde eyfel kulesi’ni görüyorsunuz rengarenk ışıklarla donatılmış. aras abim’le sevgi teyzem de kulenin yanındalar ve görüldüğü üzere sevgi teyze ışıklardan gözleri kamaşmış “ayy bayılıciiim” kıvamında.

profil

Posted on: 29 Nisan 2012

insanların kendi kendilerine çektikleri profil fotoğrafları başlarda bu şekildeymiş. sonra hatanın nerde olduğu anlaşılmış da feysbuk hesaplarındaki fotoğraflar yüzü gözü düzgün hale gelebilmiş…

aslında, böyle mi kalsalarmış acaba?

Etiketler:

bu ilk resim mina, ikincisi de can için. mina ile can, philadelphia’dan arkadaşlarım. bu resimleri onlara göndermek için yapmıştım ama bizimkilerde hâlâ tık yok, çocuklar büyümeden gönderseler bari.

Etiketler: ,

henüz boyumu aşan tozlu raflarının arasında gezip üzerlerine yüzyılların kokusu sinmiş kitaplar barındıran kütüphanelere gitmedim ama benim de evde yaşıma göre hatrı sayılır sayıda kitabımın olduğunu söyleyebilirim.  hatta ilk kitabını yemiş biri olarak şimdiki kitaplarımı gayet sağlam tutuyorum (evet, bana alınan ilk kitabı yemişim, olay anını ispatlayan fotoğraf da var aslında, anneme söyleyeyim de bulsun, hep beraber bakar güleriz :)). yalnız fotoğrafta gördükleriniz beni yalancı çıkarmasın, çünkü odamda daha çoğu var. ama en nadide eserlerimi salondaki sehpada sergiliyorum. eh, gelene gidene de havam olsun ya hu :)

blogumda yeni bir yazı dizisi başlatıyorum, içeriğini “gökçe’den aforizmalar” olarak tasarladığım bu dizinin başlığı “gaforizma” olacak. evet, ilk gaforizmamızla başlayalım:

“kendinizi yalnız hissediyorsanız doğru yere bakın, aradığınız kalp belki de afacan bir çocuk tarafından hevesi geçinceye kadar oynanmış, sonra da  tıngır tıngır etsin diye kuruyemiş kutusuna atılmış  sizi bekliyordur. “

 not: burada kalp derken plastik, oyuncak kalp kast ediliyor, siz ne anladınız ki?


adım gökçe, an itibariyle beş buçuk yaşındayım. bu blogda çektiğim fotoğrafları ve vidyolarımı, çizdiğim ya da boyadığım resimleri iki yıldan beridir paylaşıyorum. eserlerim henüz olgunluk çalışmalarım değil elbette, beş buçuk yaşındayım çünkü.
(ocak 2012)

kategorilerim

e-posta adresinizi yazın, yeni yazılarımdan anında haberdar olun :)

Diğer 5 takipçiye katılın

en fazla tıklananlar

  • Hiçbiri

hoş gelişler ola

  • 7,984 hits